Mayıs 2010 için Arşiv

Yerebatan Sarnıcı

Pazar, 09 Mayıs 2010

Yerbatan Sarnıcı hakkında, I.Justinyen (527-565) döneminde yaptırılmıştır. Sarayın su ihtiyacını karşılaması için yapılmıştır.

Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un en büyük sarnıcıdır. Bugünki dille su deposudur. Yerbatan Sarnıcı’na gitmek için Ayasofya Camii’nin batısındaki küçük binadan girilir.

yerebatan sarnıcı 450x291 Yerebatan Sarnıcı

Yerbatan Sarnıcı’nın özelliği 143m. uzunluğunda 65m. genişliğindedir. Toplamda 9800 metrekarelik bir alana sahiptir. 336 adet sütundan oluşmaktadır. Sarnıç 4m. kalınlıkta pişmiş tuğladan yapılmış duvarlarla çevrilidir. Su yalıtımına sahip özel harçlarla sıvanmıştır.

Sarnıca su Belgrat Ormanları’ndan İmparator Justinyen tarafından yaptırılan su kemerleriyle sağlanmıştır.

Yerebatan Sarnıcı restorasyonu 1984 yılında yapılmıştır. Zemindeki çamur temizlenmiş bu sayede orjinal taban ve 2 sütun altında Medusa kafalı mermer blok çıkmıştır. Bu dönemde yapılan yürüne yolu sayesinde rahatlıkla ziyaret edip içini gezme olanağı sunulmuştur.

Yerebatan Sarnıcı adını o dönemde o civarda bulunan bir bazilikadan almıştır.

Medusa başlı sutünlar sarnıcın kuzeybatı yönündedir. Medusa başları 4. yüzyıl Roma çağı heykeltraşlık örneklerinden. Fakat buraya hangi antik yapıdan sökülüp getirldiği belli değildir.

Medusa başlardan birinin yan birinin ters olmasının sebebi çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dine geçişin anlatımı olarak değerlendirilmektedir. Başka bir rivayete göre Jüstinyen Arap ordusunun İstanbul’a doğru yola çıktığını duyduğunda hızla bu sarnıcın yapılma emrini vermiştir. Bu durumda Arap ordusu kenti kuşatmadan önce sarnıcı hızla yapmaya çalışan Bizanslılar için iç dekorasyondan ziyade sarnıcın hızla tamamlanması önem taşıyordu. Bu yüzden, sütun kaidesi olarak kullanılan taşların düz ya da ters veya yatık kullanılmasının estetik değerinden ziyade inşa değeri, yani yapının bir an önce inşa edilmesi, tamamlanması önem taşımaktaydı.

Balıklı göl hakkında bilgi

Pazar, 09 Mayıs 2010

Balıklı göl nerededir :
Balıklı Göl, peygamberler diyarı olarak bilinen Şanlıurfa’da bulunmaktadır. Balıklı göl konum olarak şehir merkezinin güney batısında bulunan ve İbrahim Peygamber’in ateşe atıldığı yer olarak bilinir. Balıklı Göl kutsal balıkları ve çevresindeki tarihi eserleriyle Şanlıurfa’nın en çok merak edilen ve ziyaret edilen yeridir.

balıklı göl 303x450 Balıklı göl hakkında bilgi

Balıklı Göl efsanesi :
İbrahim Peygamber, devrin zalim hükümdarı Nemrut ve halkının taptığı putlarla mücadele etmeye, tek tanrı fikrini savunmaya başlayınca, Nemrut tarafından bugünkü kalenin bulunduğu tepeden ateşe atılır. Bu sırada Allah tarafından ateşe “Ey ateş, İbrahim’e karşı serin ve selamet ol” emri verilir. Bu emir üzerine, ateş suya odunlar da balığa dönüşür. İbrahim bir gül bahçesinin içersine sağ olarak düşer. İbrahim’in düştüğü yer Halil-ür Rahman gölüdür. Rivayete göre Nemrut’un kızı Zeliha da İbrahim’e inandığından kendisini onun peşinden ateşe atar. Zeliha’nın düştüğü yerde de Aynzeliha Gölü oluşmuştur. Her iki göldeki balıklar halk tarafından kutsal kabul edilerek yenilmemekte ve korunmaktadır.

Balıklı Göl’deki balıllara asker balık denmektedir.

Şeytan Sofrası

Cumartesi, 08 Mayıs 2010

Şeytan Sofrası, Balıkesir ilinin Ayvalık ilçesinin 8 km. kuzeyinde bulunan kayalık tepe üzerindedir.

Şeytan Sofrası adını sönmüş volkandan kalan lavın soğumasıyla oluşmuş sofra şeklini andıran bir tepeden alır. Turistlerin ilgisini çeken bu tepede ayak izine benzeyen şeklin şeytana ait olduğuna inanılır. Bu yüzden Şeytan Sofrası olarak anılır. Buraya ziyarete gelen turistler çaput şeklindeki bez parçalarını dallara asarak dilek dilerler. Bu dileklerinde gerçekleştiğine inanılır. Ayrıca şeytanın ayak izine bozuk para atılır.

seytan sofrası 2 450x311 Şeytan Sofrası

Şeytan Sofrası konumu itibariyle yüksek bir tepedir. Buradan Ayvalık Adaları ve Midilli Adasının doyumsuz güzellikteki manzarasını seyredebilirsiniz.

seytan sofrası 449x254 Şeytan Sofrası

Şeytan Sofrası’nda bir adet lokanta bulunmaktadır.

Şeytan Sofrasının bir diğer güzel özelliği buradan gün batımını seyretmek başka güzel. Ayvalığa tatile geldiyseniz mutlaka gün batımını Şeytan Sofrasından seyredin.

Şeytan Sofrasına ulaşım Sarımsaklı’dan yarım saatte bir kalkan otobüslerle gidebilirsiniz. Şeytan sofrası hikayesi oldukça ilginçtir.

Şeytan sofrası efsanesi ; bu tepe kimsenin uğramadığı bilmediği bir yerdir. Çevre köylüler ise civar ilçelerin turist çekmesine, lakin kendi köylerinin bulunduğu bölgeye kimsenin uğramamasına üzülmektedir. Bir gün buralarda dolaşan bir köylünün dikkatini çeker bu tepenin manzarası. sonra muhtara bu manzaraya dair haber uçar. muhtar ve bir kaç köylü daha mezeleri de alıp tepeye çıkarlar, bir yandan muhabbet edip bir yandan da çilingir sofrasında demlenirlerken buraya turistleri çekecek ilginç bir rivayet uydurmaya karar verilir. İçlerinden birisi de ortası delik olan bir kayanın şeytanın ayak izi olduğu dedikodusunun yayılması fikrini ortaya atar. Şeytana pabucunu ters giydirecek nitelikte bir zeka örneği ile o kayaya şeytanın ayak izi, bu tepeye de Şeytan Sofrası adı verilir.

İzmir saat kulesi

Cuma, 07 Mayıs 2010

İzmir saat kulesi, İzmir’in Konak ilçesinde Konak Meydanı ndaki tarihi eserdir.

İzmir saat kulesi hakkında bilgi :
İzmir saat kulesi’nin tarihçesi; II. Abdülhamit’in tahta çıkışının 25. yılında 1901 yılında Mehmet Said Paşa tarafından yaptırılmıştır.

izmir saat kulesi 449x325 İzmir saat kulesi

İzmir saat kulesi’nin özelliği 25m. uzunlukta olup, dört çeşmesi bulunur. Bu kulenin saati Alman İmparatoru II.Wilhelm’in hediyesidir. İzmir saat kulesi’ndeki bu saat takıldığı andan bu yana hiç durmamıştır.

İzmir saat kulesi’nin gümüş maketi Topkapı Sarayı’nda bulunmaktadır.

Datça

Perşembe, 06 Mayıs 2010

Datça Muğla’ya bağlı tarihi ve turistik bir ilçedir. Datça’nın tarihi MÖ.2000 yıllarına dayanmaktadır. Bir çok işgale, topluluk ve kültüre evsahipliği yapmıştır. 1390 yılında Osmanlı toprakların katılmış ve Sultan Reşat zamanında Reşadiye olarak adlandırılmış. Cumhuriyet döneminde Muğla’ya bağlı bir ilçe olmuş.

Datça’da bir çok tarihi kalıntılar vardır. Bunlardan en önemlisi Knidos’tur. Reşadiye yarımadasının ucunda bulunan Knidos MÖ.VII.yy.da kurulduğu ortaya çıkmıştır. MS.VII. yy.a kadar sürmüştür.

datça 450x343 Datça

Datça’da gezilip görülecek bir çok yer vardır. Palamutbükü, Hayıtbükü, Ovabükü, Eski Datça bunlardan bir kaçı.

Eşsiz güzellikteki bozulmamış doğası, denizi, tarihiyle görülmesi gereken yerlerin başında gelmektedir. Marmaris’e 1 saat mesafededir.

Datça denince akla ilk gelen isim Can Yücel’dir. Hasan Ali Yücel’in oğlu olana Can Yücel şair, yazar, felsefe hocası, konservatuar ve köy enstitülerinin kurucusu ve milletvekilliği yapmış her yönüyle çok zengin bir kişilik. Datça aşığı olan Can Yücel 1999 yılında vefat etmiştir. Kendi isteği üzerine Datça’ya gömülmüştür.

Datça’ya ulaşım İstanbul ve Ankara’dan direk uçuşlarla Dalaman Havalanından yapıabilir. 160 km. uzaklıktadır. Marmaris’e kadar servis bulunmaktadır. Ayrıca Bodrum Datça arasında 15 Nisan ve Ekim ayı sonuna kadar feribot seferi yapılmaktadır. Bu seferler 09:30-17:00 saatleri arasında günde iki kez yapılmaktadır.

Günübirlik tekne turlarıyla bir çok koyları gezebilir Ege’nin eşsiz mavisinin tadını çıkarabilirsiniz.

Datça’da başta badem, bal, zeytinyağı ve güzlük domates yetiştirilir. Tarım ürünlerinin yanında en önemli gelir kaynaağı turizmdir.

Datça’ya gelen turistler için trekking, sörf yelken gibi doğa ve su sporları imkanı sunulmaktadır.