Yerbatan Sarnıcı hakkında, I.Justinyen (527-565) döneminde yaptırılmıştır. Sarayın su ihtiyacını karşılaması için yapılmıştır.
Yerebatan Sarnıcı, İstanbul’un en büyük sarnıcıdır. Bugünki dille su deposudur. Yerbatan Sarnıcı’na gitmek için Ayasofya Camii’nin batısındaki küçük binadan girilir.

Yerbatan Sarnıcı’nın özelliği 143m. uzunluğunda 65m. genişliğindedir. Toplamda 9800 metrekarelik bir alana sahiptir. 336 adet sütundan oluşmaktadır. Sarnıç 4m. kalınlıkta pişmiş tuğladan yapılmış duvarlarla çevrilidir. Su yalıtımına sahip özel harçlarla sıvanmıştır.
Sarnıca su Belgrat Ormanları’ndan İmparator Justinyen tarafından yaptırılan su kemerleriyle sağlanmıştır.
Yerebatan Sarnıcı restorasyonu 1984 yılında yapılmıştır. Zemindeki çamur temizlenmiş bu sayede orjinal taban ve 2 sütun altında Medusa kafalı mermer blok çıkmıştır. Bu dönemde yapılan yürüne yolu sayesinde rahatlıkla ziyaret edip içini gezme olanağı sunulmuştur.
Yerebatan Sarnıcı adını o dönemde o civarda bulunan bir bazilikadan almıştır.
Medusa başlı sutünlar sarnıcın kuzeybatı yönündedir. Medusa başları 4. yüzyıl Roma çağı heykeltraşlık örneklerinden. Fakat buraya hangi antik yapıdan sökülüp getirldiği belli değildir.
Medusa başlardan birinin yan birinin ters olmasının sebebi çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dine geçişin anlatımı olarak değerlendirilmektedir. Başka bir rivayete göre Jüstinyen Arap ordusunun İstanbul’a doğru yola çıktığını duyduğunda hızla bu sarnıcın yapılma emrini vermiştir. Bu durumda Arap ordusu kenti kuşatmadan önce sarnıcı hızla yapmaya çalışan Bizanslılar için iç dekorasyondan ziyade sarnıcın hızla tamamlanması önem taşıyordu. Bu yüzden, sütun kaidesi olarak kullanılan taşların düz ya da ters veya yatık kullanılmasının estetik değerinden ziyade inşa değeri, yani yapının bir an önce inşa edilmesi, tamamlanması önem taşımaktaydı.




