‘akdamar kilisesi’ olarak etiketlenmiş yazılar

Akdamar Adası

Çarşamba, 12 Mayıs 2010

Akdamar Adası, Van Gölü üzerinde bulunan dört adadan en büyüğü olanıdır. Toplam kıyı uzunluğu 3 km. olan adada Ermenilerden kalma bir kilise bulunmaktadır.

Akdamar Adası efsanesi ;  zamanında bu adada yaşayan Gürcü baş keşişin güzelliği dillere destan Tamara adında bir kızı vardır. Adanın çevresindeki köylerde çobanlık yapan Müslüman bir genç bu kıza âşık olur. Bu genç Tamara’yla buluşmak için her gece adaya yüzer. Tamara ise ona gece karanlığında yerini belli etmek için onu bir fenerle bekler. Bundan haberdar olan kızın babası, fırtınalı bir gecede elinde fenerle adanın kıyısına iner ve sürekli yer değiştirerek gencin boşuna yüzüp, gücünü yitirmesine neden olur. Yüzmekten gücünü yitirip, yorulan genç çoban boğulur ve boğulmadan önce son nefesiyle “Ah Tamara!” diye haykırır. Bunu duyan kız da hemen ardından kendini gölün sularına bırakarak boğulur. Ah Tamara! isminin dönüşerek zamanla Ahtamar biçimini aldığı anlatılır.

Akdamar Adası 450x303 Akdamar Adası
Akdamar Adası

Akdamar Kilisesi olarak bilinen Surp Haç Kilisesi adını Kudüs’ten İran’a kaçırılan ve daha sonra 7.yy.da Van’a getirildiği tahmin edilen Hakiki Haçın bir kısmının saklanması amacıyla Kral 1. Gagik tarafından Mimar Manuel’e yaptırılmıştır. Adanın güneydoğusuna inşa edilmiştir.

Akdamar Kilisesinin özelliği Ortaçağ Ermeni sanatının en önemli eseri olarak kabul edilir. Kızıl andezit taşından inşa edilmiştir. Dış cephe özelliği Kutsal Kitap’tan alınan sahnelerle bezenmiş olup hayvan ve bitki motifleriyle süslenmiştir.
1951 yılında yıkım kararı alınmıştır. O dönemde gazeteci olan Yaşar Kemal’in girişimiyle yıkımı gerçekleştirilmemiştir.

Akdamar Kilisesi’nin restorasyonu 2005-2007 yılları arasında Ermenistan’la olan gergin ilişkinin biraz daha yumuşaması amacıyla gerçekleştirilmiştir.